Hi,👋 we have updated the app and fixed multiple bugs. We are lacking funds, request to free user not to use Adblock. Ads are non intrusive. 😊

Carousel Studio

Repurpose X Threads into LinkedIn & Instagram Carousels

Canvas & Ratio

Choose your destination platform format


Layout Template

Choose a content structure for your slides


Preset Themes


Typography & Sizing

Title Font Size36px
Body Font Size18px
Header & Footer Size12px

Brand Kit Customization

AGENCY

Configure brand assets for headers & footers

MULTI-PROFILES (AGENCY)
AGENCY
SAVE PRESETS (AGENCY)

Outro Slide CTA

Customize your closing call-to-action slide

#1
#2
#3

Background Pattern

Source Content

Build Your Carousel

Drag and drop any post card below onto a slide, or use the quick buttons to insert content/images instantly!

Drag Post #1
The Notorious B.I.D.
@Notorious_BID

Cari açık tek bir rakam değildir; birbirini zıt yönde çekiştiren kalemlerin toplamıdır. Türkiye'nin cari açığını anlamak da bu rakama tek parça bakmakla değil, onu kalemlerine ayrıştırmakla başlar. Önceki içeriklerde swap ve rezerv ihtiyacının, hatta bütün dış kırılganlığın kökünde cari açığın olduğunu görmüştük. Bu bloğun başında ona bir termometre demiştik; şimdi termometrenin içine bakma vaktidir. Önce kısa bir hatırlatma. Cari açık, en yalın haliyle, bir ülkenin dış dünyayla yaptığı mal, hizmet ve gelir alışverişindeki net sonuçtur. Açık vermek, ülkenin dışarıya kazandığından fazlasını harcaması, aradaki farkı da dış finansmanla kapatması demektir. Ama bu net sonucun içinde, birbirine ters yönde çalışan kalemler vardır; ve asıl hikâye oradadır. Açığı kronik biçimde büyüten ilk kalem, enerji ithalatıdır. Türkiye, kullandığı enerjinin önemli bir bölümünü, özellikle petrol ve doğal gazı, dışarıdan almak zorundadır. Bu, cari açığın hem en ağır hem de en oynak kalemlerinden biridir. Üstelik bu kalem, büyük ölçüde Türkiye'nin kontrolü dışındadır: dünya enerji fiyatları yükseldiğinde, Türkiye hiçbir şeyini değiştirmese bile, sırf fatura kabardığı için cari açık otomatik olarak şişer. Açığı büyüten ikinci kalem, ara malı ve sermaye malı ithalatıdır. Bu bloğun başında kurduğumuz gibi, Türkiye'nin üretimi ve ihracatı, dışarıdan alınan girdilere yaslanır. Bunun doğrudan sonucu şudur: ekonomi büyüdükçe, üretip ihraç ettikçe, ithalat da onunla birlikte artar. İşte cari açığın büyümeyle birlikte genişlemesinin, yani o sezgiye aykırı bağın mekaniği buradadır. Ama madalyonun bir de öbür yüzü var. Açığı düzenli olarak kapatmaya çalışan güçlü bir kalem de vardır: hizmet dengesi, başta da turizm. Turizm gelirleri, Türkiye için istikrarlı ve önemli bir döviz kaynağıdır; mal ticaretinde verilen açığın kayda değer bir bölümünü dengeleyen yapısal bir tampon işlevi görür. Taşımacılık ve müteahhitlik gibi diğer hizmet gelirleri de bu dengeye katkı verir. Yani Türkiye mal alışverişinde açık verirken, hizmet alışverişinde bu açığı kısmen geri kazanır. Şimdi bu ayrıştırma bizi çok önemli bir kavrama götürüyor: çekirdek, yani enerji-dışı denge. Manşette okuduğumuz cari açık rakamı, enerji fiyatlarındaki geçici dalgalanmalarla sürekli salınır; bir yıl enerji ucuzlar, açık küçülür, ertesi yıl pahalanır, açık şişer. Bu salınım, altta yatan yapısal durumu gizleyebilir. İşte bu yüzden analistler çoğu zaman enerjiyi dışlayıp bakar. Enerji-dışı denge, açığın ne kadarının kalıcı bir yapısal eğilimden, ne kadarının ise geçici bir fiyat hareketinden kaynaklandığını ayırmaya yarar. Mantık, enflasyonda çekirdek enflasyona bakmakla aynıdır: oynak kalemleri çıkarıp altta yatan asıl eğilimi görmek. Şimdi üç derse bakalım. Birincisi, manşet rakam değil, bileşim konuşur. Aynı cari açık seviyesi, çok farklı şeyler anlatabilir. Bir yıl açık, sadece dünya enerji fiyatları fırladığı için geçici olarak büyümüş olabilir; başka bir yıl, ekonomi hızlı büyüdüğü için yapısal ithalattan kaynaklanıyor olabilir. Bu ikisi bambaşka durumlardır ve bambaşka politika gerektirir. Bu yüzden iyi bir analist, cari açık rakamına tek parça bakıp "büyüdü, küçüldü" demekle yetinmez; onu kalemlerine ayırır. Rezervde olduğu gibi burada da, rakamın kendisi değil bileşimi konuşur. İkincisi, geçici şoku yapısal eğilimden ayırmak için çekirdeğe bakmak gerekir. Enerji fiyatı gibi dışsal ve oynak kalemler, manşeti bir o yana bir bu yana savurur; ama bunlar Türkiye'nin altta yatan yapısal durumu hakkında çok az şey söyler. Asıl soru şudur: enerji gibi geçici etkileri çıkardığımızda, açık nereye oturuyor? Çekirdek dengeye bakmak, bir yılın iyi ya da kötü görünmesinin geçici mi yoksa kalıcı mı olduğunu anlamanın yoludur. <a target="_blank" href="https://twitter.com/notorious_bid/status/2067517730954084584" color="blue">x.com/notorious_bid/…</a>

Apply Image
Drag Post #2
The Notorious B.I.D.
@Notorious_BID

Üçüncüsü, ve en kritik nokta: cari açığın kendisi değil, nasıl finanse edildiği belirleyicidir. Bir ülkenin açık vermesi tek başına bir felaket değildir; mesele, o açığı kapatmak için bulunan paranın niteliğidir. Açığı, kalıcı ve uzun vadeli bir kaynakla, örneğin yabancıların ülkeye doğrudan yatırım yapmasıyla finanse etmek, onu her an geri dönebilen kısa vadeli sıcak parayla finanse etmekten çok daha sağlıklıdır. Aynı büyüklükteki iki açıktan biri sağlam, diğeri kırılgan olabilir; farkı yaratan, açığın boyutu değil, onu finanse eden paranın kalitesi ve vadesidir. Özetle Türkiye'nin cari açığı, tek bir rakam değil, kronik olarak açık veren kalemler (enerji ve ara malı ithalatı) ile bu açığı düzenli olarak kapatan kalemin (turizm ve diğer hizmet gelirleri) toplamıdır. Yapısal eğilimi görmek için manşete değil bileşime ve enerji-dışı dengeye bakmak; kırılganlığı anlamak içinse açığın büyüklüğüne değil, finansmanının niteliğine bakmak gerekir. Cari açık, her yıl yeniden finanse edilmesi gereken bir akıştır; finanse edildikçe geride bir iz bırakır. Ama o ize, yani dış borç stoğuna geçmeden önce, tüm bu yapının belki de en görünür sonucuna bakacağız: bütün bu dinamiklerin Türk lirası üzerinde bıraktığı uzun vadeli iz. Sıradaki içerik: Türk lirasının uzun hikâyesi.