Canvas & Ratio
Choose your destination platform format
Layout Template
Choose a content structure for your slides
Preset Themes
Typography & Sizing
Brand Kit Customization
AGENCYConfigure brand assets for headers & footers
Outro Slide CTA
Customize your closing call-to-action slide
Background Pattern
Build Your Carousel
Drag and drop any post card below onto a slide, or use the quick buttons to insert content/images instantly!

Normalde Uras’ın Marx ve Marxizm hakkında yazdıklarına cevap vermeye değmez. Ancak burada sorun şu ki birçok Marksist de ne yazık ki onun gibi Kapital’i teorik bir disiplin tartışması sanıyor. + <a target="_blank" href="https://twitter.com/ufukuras/status/2041483311193673799" color="blue">x.com/ufukuras/statu…</a>

Marx’ta geçen “bilim” science değil Wissenschaft’tır, yani dışarıdan gözlem yapan tarafsız teori değil, toplumsal pratiğin içinden doğan eleştirel bilgidir. Marx ekonomi politikçilere teorik değil, pratik bir eleştiri yöneltiyor. Mesele daha baştan ve Kapitallerin her satırında +

kapitalist ilişkileri doğal gösteren düşünme biçimidir. Marx’ın yöntemi açıktır: “Hadi sizin dediğiniz gibi olsun” diyerek başlar. Ta ki tartışma ücret, sözleşme, hukuki eşitlik gibi görünüşlerden artı-değer, sömürü, meta fetişizmi gibi hakikatlere gelindiğinde ekonomi +

politikçinin dili tutulur. Çünkü Marx teoriyle değil, toplumsal pratiğin çelişkisiyle konuşur. Dolayısıyla Marx’ta mesele ekonomi politiğin “bilim olup olmaması” değildir. Mesele, bilginin hangi tarihsel pratiğe bağlı olduğudur. Uras ise bunu disiplinler arası bir teori +

tartışması sanıyor. Bu yüzden Marx’ı değil, ekonomi politik literatürünün dış kabuğunu okuyor. Tipik liberal tavır da burada; yukarıdan konuşmak, tartışmayı soyutlaştırmak ve sonra öğrencileri “okumadılar” diye suçlamak. +

Oysa Marx’ı anlamamak için okumamak gerekmez; onu kapitalist toplumsal pratiğin eleştirisi olarak değil, iktisat teorileri arasındaki akademik bir tartışma gibi okumak yeterlidir! +

Belki Kapital’i defalarca okumuştur. Ama Marx’ı bir kez bile pratik bir dertle okumamıştır, yani teoriye bir kez olsun toplumsal pratiğin içinden bakmamıştır. Yani bakmıştır da hiçbir zaman Marx’ın baktığı yerden bakmamıştır.