Konut Piyasası üzerine tezler: 1970'lerde başlayan neoliberalizm sürecinde "stratejik sektör" aslında inşaattır. Sürecin merkezinde finansallaşma; finansallaşmanın merkezinde ise "konut-inşaat" var. Bu konuda (housing financialization) önemli bir literatür de oluştu/1

Neoliberalizm-finansallaşma "piyasada" değil bizzat "devlet eliyle" geliştirilen bir süreçtir; “laissez-faire planlanmıştır”. Talep yetersizliğinin kamu harcamaları ve yüksek ücretlerle telafi edildiği bir dönem, yerini (planlı) mali disiplin ve düşük reel ücretlere bırakmıştır/2
Önceki dönem Geleneksel Keynesçilik olarak biliniyor; ikinci dönem için "Özelleştirilmiş Keynesçilik" kavramı da kullanılmaktadır; bu kavram, kısaca "efektif talebi" canlı tutma görevinin "devlet" yerine, hanehalkının borçlanması ile telafi edildiğini söylüyor/3

2000’li yıllarda, en yoksulları da dahil olmak üzere işçilere verilen mortgage kredileri, küresel piyasalarda krizin tetikleyicilerinden biri haline gelmiştir. 19. yüzyıl kapitalizmi koşullarında tahayyül edilemeyecek olan bu gelişme "finansallaşma" sayesinde yaşanmıştır/4

Düşük reel ücretlere rağmen talep sorununun yaşanmaması için çalışan geniş kesimlerin borçlandırılması (mass-based financialisation) temel politikadır. İnşaatta kullanılan girdiler neredeyse tüm sektörleri etkilediği için bu politika aynı zamanda en "pratik" büyüme modelidir./5
Türkiye'nin (bağımlı) finansallaşma sürecinde 2000'lerin başı (GEGP) dönüm noktasıdır. Bu dönemde Hanehalkı kredileri/GSYH % 2'den %20'ye yükselmiştir (2002-2013). Hanehalkı borçluluğundaki en dramatik artış konut sektöründe gerçekleşmiş; konut kredilerinin payı hızla artmıştır/6
2000' sonrası dönem, finansallaşma==>yabancı sermaye girişi==>kredi genişlemesi==>büyüme şeklinde özetlenebilir. Özellikle sermaye girişlerinin yoğun olduğu dönemlerde, inşaat sektörü, GSYH büyüme oranlarının çok üzerinde bir performans sergilemiş; büyümeye katkı sağlamıştır./7

Türkiye'de, devletin desteklediği inşaat sektörü, en hızlı büyüyen sektör konumuna gelirken, farklı sektörlerdeki birçok holding, yatırımlarını inşaat sektörüne kaydırmıştır. Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhidi” listesine Türkiye’den 17 inşaat şirketi girmiştir./8
Konut piyasasına ilişkin analizlerde çıkış noktası "finansallaşma" olmalı. Likit olmayan bir emtia, bir finansal varlığa dönüştürülüyor; yani, mortgage kredileri paketleniyor, menkul kıymetleştiriliyor, farklı borç araçlarıyla (örn. devlet tahvilleri) karıştırılarak satılıyor/9
Sonuç: Konut, temel insan hakkı ve "barınma aracı" (kullanım değeri) olmaktan çıkarak, spekülatif bir yatırım ve "servet birikim aracına" dönüşüyor. Konut fiyatları da büyük oranda buna göre belirleniyor.
Not: GOÜ'lerin kendine özgü nitelikleri ayrı bir tartışma konusudur.
Not: GOÜ'lerin kendine özgü nitelikleri ayrı bir tartışma konusudur.
"The real myth is not that states played a role in the development of money. The real myth is that money emerged from a world of isolated traders solving the double coincidence of wants problem through spontaneous market evolution alone".
View Tweet
Generated by Thread Navigator
Press ⌘ + S to quick-export
