Ortalama 44 yaşında, beynimiz fark edilebilir seviyede yaşlanmaya başlıyor. Bu durum önemli ölçüde nöronlardaki insülin direncinden kaynaklanıyor. Yani beynimiz glukoza karşı duyarsız hale gelerek yeterli enerji alamıyor. Bu yüzden insülin direncini düşürmek beynimiz için de önemli.


Evet, beslenme önemli; ancak çoğu fizyolojik süreçte olduğu gibi burada da genlerimizin önemli bir rolü var.
Çalışmada, enerji metabolizmasıyla ilişkili altı gen (GLUT1, GLUT3, GLUT4, MCT1, MCT2, APOE) özellikle test edilmiş ve bunların yaşlanmayla ilişkili beyin değişiklikleriyle olan bağlantıları araştırılmış (bkz. aşağıdaki tablo). Ayrıca, vasküler fonksiyon, inflamasyon ve kontrol grubu olarak ilgisiz mekanizmalarla ilişkili genler de analiz edilerek karşılaştırma yapılmış. Bulgular yalnızca metabolik genlerin yaşlanma paternleriyle anlamlı ve tekrarlanabilir korelasyonlar gösterdiğini ortaya koymuş. Diğer gen grupları (vasküler, inflamatuvar veya ilgisiz) bu tür bir ilişki sergilememiş, bu da yaşlanmanın genetik temelinin özellikle enerji metabolizmasına odaklandığını gösteriyor.
Çalışmada, enerji metabolizmasıyla ilişkili altı gen (GLUT1, GLUT3, GLUT4, MCT1, MCT2, APOE) özellikle test edilmiş ve bunların yaşlanmayla ilişkili beyin değişiklikleriyle olan bağlantıları araştırılmış (bkz. aşağıdaki tablo). Ayrıca, vasküler fonksiyon, inflamasyon ve kontrol grubu olarak ilgisiz mekanizmalarla ilişkili genler de analiz edilerek karşılaştırma yapılmış. Bulgular yalnızca metabolik genlerin yaşlanma paternleriyle anlamlı ve tekrarlanabilir korelasyonlar gösterdiğini ortaya koymuş. Diğer gen grupları (vasküler, inflamatuvar veya ilgisiz) bu tür bir ilişki sergilememiş, bu da yaşlanmanın genetik temelinin özellikle enerji metabolizmasına odaklandığını gösteriyor.

Generated by Thread Navigator
Press ⌘ + S to quick-export
